LDL KOLESTEROL ALT GRUPLARI NELERDİR? ÖNEMİ NEDİR?

Kolesterol üzerinde bir çok çalışma yapılan, iyi ve kötü kolesterol olarak adlandırılan yüksek olması damar tıkanıklığı ve kalp hastalığı gibi hastalıklar açısından risk oluşturan bir yapı taşıdır.

Vücut lipid düzeylerinizi  öğrenmek için doktorunuzun yaptırdığı testler total kolesterol, trigliserit, LDL ve HDL’dir.

Yıllar boyunca kolesterol, tıbbi endüstri tarafından “iyi” veya “kötü” olmak üzere ayrıldı. HDL iyi kolesterol, LDL kötü kolesterol oldu. Ancak aslında tüm HDL iyi değil ve tüm LDL de kötü değildir.

Başlangıç için bu testler gereklidir fakat LDL ve HDL’nin birden fazla alt türü vardır. Bazıları zararlı, bazıları koruyucu niteliktedir.

Kolesterol, kan dolaşımında  lipoproteinler adı verilen parçacıklarla dolaşır.

Bu lipoproteinler protein + kolestrolden oluşur ve farklı boyut ve yoğunluklarda bulunurlar. En yaygın olanları, yüksek yoğunluklu lipoproteinler (HDL) ve düşük yoğunluklu lipoproteinlerdir (LDL).

LDL’nin küçük yoğun partikülleri, yaralı atardamar duvarlarına kolayca girebilir ve vücudun tümünde inflamasyonu kötüleştirir. Bu nedenle, daha küçük sayıda yoğun yoğun parçacıkların olması, kalp hastalığı ve inme riskini arttırır.

 

LDL, boyut, yoğunluk ve lipid kompozisyonu açısından  3 alt tipe ayrılmıştır:

1- Büyük, yüzen LDL parçacıkları

2- Orta LDL parçacıkları

3-Küçük, yoğun (Sd LDL) LDL parçacıkları

Bunlardan küçük, yoğun LDL (sD-LDL)partikülü kardiyovasküler risk faktörü olarak kabul edilmektedir.

Birçok çalışmada, Sd LDL alt tipi olan hastaların koroner kalp hastalığı riskinde 2-3 kat artış olduğunu belirtilmektedir.

Zararlı LDL ve HDL parçacıkları şunlardır:

Küçük, yoğun LDL parçacıkları:

Bu parçacıklar kolayca oksitlenir ve plak oluşturmak için arteryal duvarın ince tabakasına (endotel) nüfuz eder.

Küçük ve yoğun LDL’lerden olan LDL1 ve LDL 2; tip 2 hiperkolesterolemi ve koroner kalp hastalığı ile ilişkilidir.

LDL3 ile LDL7 arasındaki küçük ve yoğun LDL’ler artmış kardiyovazküler hastalık, metabolik sendrom ve diyabete işaret eden belirteçlerdir. LDL3- LDL 7 aralığı koroner kalp hastalığı için en yüksek riski taşır.

Lipoprotein a /Lp(a):

Bu küçük, yoğun LDL partikülü inflamasyonu arttırır ve damar duvarını yapışkan hale getirir. Bu nedenle pıhtılaşmaya daha yatkındır.

Lp (a) düzeyini  mümkün olduğunca düşük seviyede tutmak gerekir. İdeal olan düzey 30 mg / dL altında olmasıdır.

Kalıntı lipoproteinler /RLP (Remnant Lipoprotein):

Kalıntı lipoproteinler (RLP), şilomikronların, çok düşük yoğunluklu lipoproteinin(VLDL) ve bazı trigliseridlerden arta kalan ürünlerdir.

Bu parçacıklar, ana parçacıklardan daha küçük ve daha yoğundur ve kuvvetli aterojenik olduğuna inanılmaktadır.

Bu parçacıklar, iltihaplanma sürecine büyük katkıda bulunur. Yüksek RLP seviyelerine sahip olmak inme riskini artırır.

HDL-3:

Bunlar küçük, yoğun parçaçıklardır. HDL-3 düzeyinin düşük olması riski plak oluşumunu azaltmak açısından önemlidir.

Koruyucu nitelikteki parçacıklar hangileridir?

HDL2b:

Bunlar en koruyucu partiküllerdir. Anti-inflamatuarlardır ve atardamar duvarlarına döşenen plak birikimini azaltırlar. Yüksek HDL2b düzeylerine sahip olmak önemlidir.

Büyük yumuşak LDL parçacıkları:

Bunlar büyük ve yüzen tipte LDL parçacıklarıdır ve bu tip LDL’nin hastalık yapma riski düşüktür. LDL kolestrolünüzün bu tür olması önemlidir.

Sonuç olarak sadece LDL veya HDL’nizin ne kadar yüksek olduğu değil, beraberinde hangi tür LDL ve HDL’nin hangi seviyede olduğu önemlidir.

Bunu da Okuyun

PROLAKTİN NEDİR? NE İŞE YARAR?

Prolaktin beyindeki hipofiz bezi tarafından üretilir. Laktojenik hormon olarak da bilinen prolaktin esas olarak kadınların ...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.