ANTİBİYOTİK DİRENCİ HAKKINDA BİLMENİZ GEREKENLER

Doktorlar son 70 yıl içerisinde bakterilerin yol açtığı ve bazıları hayatı tehdit edici olabilecek kadar ciddi olan hastalıklara karşı mücadelede antibiyotikleri kullanmaktadır.

Ancak zaman içinde bu ilaçların kullanımı o kadar yaygın hale gelmesi sonucu bazı bakteriler antibiyotiklere direnmeye başlamıştır.

Amerika’da yapılan bir araştırma sonucu her yıl en az 2 milyon kişi antimikrobiyal ilaçlara dirençli bakterilerle enfekte olmakta ve yaklaşık 23.000 kişi hayatını kaybetmektedir.

Antimikrobiyal  direnç nedir?

Antimikrobiyal direnç (AMR) veya ilaç direnci, bakteriler, mantarlar, parazitler ve virüsler dahil olmak üzere mikropların daha önce bunları etkili bir şekilde tedavi eden bir ilaca cevap vermediğinde gelişir.

AMR aşağıdaki sorunlara yol açabilir:

-Enfeksiyonların kontrol altında tutulmasının zorlaşması

-Hastanede kalış süresinin uzaması ve dolayısıyla enfeksiyonun ekonomik ve sosyal maliyetlerinin artması

-Hastalık yayılma riskinin artması

-Enfeksiyon nedeniyle daha fazla ölümlerin görülmesi

Bu durumda olabilecek en önemli tehlike; antibiyotiklerin artık işe yaramayacağı ve 20. yüzyılda tedavi edilmesi kolay hale gelen yaygın enfeksiyonların ve küçük yaralanmaların tekrar ölümcül olma olasılığıdır.

Antibiyotik direnci ile antimikrobiyal direncin farkı nedir?

Antibiyotik direnci, antibiyotiklere dirençli bakterileri ifade eder.

Antimikrobiyal direnç (AMR), herhangi bir mikropun, bilim insanlarının onları öldürmek için ürettiği ilaçlara karşı direnci tanımlar.

AMR’nin bakterilerde gelişmesi mümkündür, ancak mantarlarda, parazitlerde ve virüslerde de ortaya çıkabilir. Bu direnç Candida, sıtma, HIV ve çok çeşitli hastalıkları olan insanları etkileyebilir.

AMR Nedenleri Nedir?

Mikroplar hem biyolojik hem de sosyal sebeplerden dolayı ilaçlara dirençli hale gelebilir.

Mikrobiyal davranış:

Bilim insanları  yeni bir antimikrobiyal ilacı keşfettiklerinde bu ilacın bir noktada etkisiz hale gelme ihtimali yüksektir.

Bu öncelikle mikropların içinde meydana gelen değişikliklerden kaynaklanmaktadır.

Bu değişiklikler farklı şekillerde ortaya çıkabilir:

Mutasyon:

Mikroplar çoğaldığında genetik mutasyonlar meydana gelebilir. Bazen, bu antimikrobiyal ajanlar karşısında hayatta kalmasına yardımcı olan genleri olan bir mikrop yaratabilir.

Gen transferi:

Mikroplar diğer mikroplardan genleri alabilir. İlaç direnci veren genler, mikroplar arasında kolayca transfer olabilir.

Fenotipik değişim:

Mikroplar, ortak antimikrobiyal maddelere karşı dirençli olmaları için bazı özelliklerini değiştirebilir.

İnsanların Davranışları:

İnsanların antimikrobiyal ilaçları kullanma şekilleri antibiyotik direnci gelişmesinde önemli bir faktörüdür.

Bunların örneklerini aşağıda bulabilirsiniz:

Yanlış teşhis:

Doktorlar bazen geniş spektrumlu antimikrobiyalleri  gerekli olmadığı zamanlarda  reçete ederlerse AMR riski artar.

Uygunsuz kullanım:

Eğer hasta kişi antimikrobiyal ilaçların kullanma süresini  tamamlamazsa, bazı mikroplar hayatta kalabilir ve ilaca direnç geliştirebilir.

Direnç bazen viral bir enfeksiyon için bir antibiyotik kullanıldığında da gelişebilir.

Tarımsal kullanım:

Çiftlik hayvanlarında antibiyotik kullanılması ilaca direnç sağlayabilir. Bilim insanları, gübrelere veya kirli suya maruz kalan et ve gıda ürünlerinde ilaca dirençli bakteriler bulmuşlardır. Bu şekilde hayvanları etkileyen hastalıklar insanlara geçebilir.

Hastane kullanımı:

Ağır hastalığı olan kişilerde genellikle yüksek dozda antimikrobiyal kullanılır. Bu, özellikle çeşitli hastalıkların mevcut olduğu bir ortamda AMR mikroplarının yayılmasını teşvik eder.

Antimikrobiyal direnç örnekleri nelerdir?

Antimikrobiyal direnç bakteri, virüs, mantar ve parazitlerde ortaya çıkabilir.

Aşağıda bazı örnekler verilmiştir:

Metisiline dirençli Staphylococcus aureus (MRSA):

Bu ölümcül olabilen bakteriyel bir enfeksiyondur. İnsanlar genellikle hastanede yatarken MRSA enfeksiyonuna maruz kalırlar.

MRSA bakterisi ile ilgili bilgi almak için aşağıdaki linki tıklayabilirsiniz.

MRSA bakterisi nedir, neden tehlikelidir?

Escherichia coli (E. coli) ve Klebsiella bakterisi:

E.coli gıda kaynaklı hastalıkların ve idrar yolu enfeksiyonlarının yaygın bir nedenidir. E. coli’deki antibiyotik direnci oranı hızla artmaktadır. Bununla birlikte Klebsiella bakterileri antibiyotiklerekarşı giderek direnç kazanmaktadır.

İnsanlar için en tehlikeli 17 bakteri nedir?

HIV:

Günümüzde HIV için etkili antiviral tedaviler mevcuttur. Bu tedaviler sayesinde hastalık daha ciddi hale gelmeden önlenebilir ve virüs seviyelerini tespit edilemez hale getirebilir.

Dünya Sağlık Örgütü (WHO), eğer insanlar ilaçları gerektiği gibi kullanmazsa  virüsün ilaca dirençli yeni suşlarının ortaya çıkabileceğini belirtmektedir.

Mantar enfeksiyonları:

Candida, Aspergillus ve diğer mantarlar bir dizi ciddi enfeksiyonlara yol açabilir. Candida albicans (C. albicans), yaygın bir vajinal enfeksiyon olan pamukçuktan sorumludur. Aspergillus, bir akciğer rahatsızlığı olan aspergillozise neden olabilir veya hayatı tehdit edebilir.

Yükselen yeni küresel tehdit Candida auris

Tüberküloz –Verem (TB):

Tüberküloz, antibiyotikler var olmadan önce ölümlere yol açan çok ciddi bir hastalıkdı. Günümüzde de  dünya genelinde, ilaca dirençli TB formları ortaya çıkmıştır. Standart antibiyotik tedavileri hastalığın bu biçimlerine karşı işe yaramamaktadır.

TB ilaca dirençli olmayan bir kişi, 6-9 ay boyunca çeşitli ilaçlarla günlük tedavi gerektirecektir.

İlaca dirençli TB tedavisi daha karmaşıktır. Kişinin ilaçları daha uzun süre kullanması ve yakın gözetim altında tutması gerekir.

AMR nasıl önlenir?

Mikropların ilaçlara direnç geliştirmesini önlemek, sebep oldukları hastalıkları tedavi etmek kadar önemlidir.

AMR’deki artışın ana nedeni, antimikrobiyal ilaçların sık ve yanlış kullanılması gibi görünmektedir.

İnsanların AMR riskini azaltmaya yardımcı olmak için atabilecekleri adımlar şunlardır:

Antimikrobiyal ilaçları sadece doktor reçete ettiği zaman kullanılmalıdır.

-Belirtiler geçse bile, daima öngörülen ilacın tamamını kullanılmalıdır.

-Antimikrobiyaller asla başkalarıyla paylaşılmamalı veya önceki reçetelerden kalan ilaçlaı kullanılmamalıdır. Bu ilaçlar farklı enfeksiyon biçimleri için uygun olmayabilir.

-Doktorlar, gerekli olmadıklarında antimikrobiyal reçete yazmaya zorlanmamalıdır.

-Ellerin iyice yıkanması  ve yiyecek hazırlama alanlarının temiz olmasını sağlamak da dahil olmak üzere mikropların yayılmasını önlemek için iyi hijyen uygulamaları  takip edilmelidir.

Bunu da Okuyun

KABAKULAK NASIL BİR HASTALIKTIR? NASIL BULAŞIR?

Kabakulak yüzdeki tükrük bezlerinin (özellikle parotis bezi) şişmesi ile karakterize oldukça bulaşıcı bir vürüs hastalığıdır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.