OMEGA-3 YAĞ ASİTLERİNİN FAYDALARI NELERDİR?

Omega-3 yağı üzerine birçok çalışma yapılmış ve sağlık için oldukça faydalı olduğu bulunmuş bir gıda kaynağıdır.

Bu yazımızda omega-3 üzerine yapılmış bilimsel çalışmaların derlendiği ve faydalılarının irdelendiği Annual Review of Food Science and Technology dergisinde yayımlanan makalenin özetini bulabilirsiniz.

Omega-3 çoklu doymamış yağ asitleri ; α-linolenik asit (ALA), stearidonik asit (SDA), eikosapentaenoik asit (EPA), dokosapentaenoik asit (DPA) ve dokosaheksaenoik (DHA) asidi içerir.

 

Bu yağ asitlerini (FA’ler) içeren ya da bu yağ asitlerinin bir kısmını içeren yağlar, öncelikle bazı bitkii kaynaklarından ayrıca deniz ürünlerinden, alg ve tek hücreli kaynaklardan elde edilmektedir. EPA ve DHA gibi uzun zincirli omega-3 yağ asitleri yağlı balıkların vücut lipidlerinde, kabuklu deniz memelilerinde bulunur.

 

 

 

Omega-3 doymamış yağ asitlerinin faydaları nelerdir?

1-Kardiyovazküler hastalıklar üzerine etkisi:

Batı dünyasında yüksek yağlı diyete bağlı olarak kardiyovasküler hastalıklar ve buna bağlı ölüm oranları yüksektir.

Omega-3 yağlarının miyokard enfarktüsü, konjenital kalp hastalıkları, ritim bozuklukları, atriyal fibrilasyon, ateroskleroz, koroner kalp hastalığı,kalp yetmezliği, kapak hastalığı ve periferik arter hastalığı ve inme üzerindeki etkileri üzerine çok sayıda çalışma yapılmıştır.

Omega-3’ün kalp ve damar sağlığı üzerine etkilerini aşağıdaki tabloda bulabilirsiniz:

2-Şeker hastalığı üzerine etkisi:

Şeker hastalığının kontrolünde Omega-3 yağlarının rolü bakımından bazı tartışmalar mevcuttur. Djousse ve arkadaşları (2011)  yüksek omega-3 alımı ile tip 2 diyabet riski arasında ilişki bulunduğunu bildirmiştir.

Bununla birlikte, birçok çalışma ,omega-3 veya balık yağı takviyesinin, tip 2 diyabete karşı yararlıı etkiler gösterdiğini ortaya koymuştur.

Wang ve arkadaşları 2003 yılında, Tsitouras ve arkadaşları 2008 yılında omega-3  tüketilmesinin sekiz hafta sonunda yaşlı insanlarda insüline duyarlılığı arttırdığı ve serum C reaktif proteini önemli ölçüde azalttığını ortaya koymuştur.

İnsülin direnci postprandial hiperglisemiye, yüksek serbest yağ asidi seviyelerine, hiperinsülinemiye, pankreatik β hücresi disfonksiyonuna neden olur ve obezite, metabolik sendrom ve tip 2 diyabet ile sonuçlanır.

Araştırma bulgularının özeti omega-3 yağlarının diyabet ve insülin direnci üzerindeki etkisine ilişkin hala tartışmaların var olduğunu ortaya koymaktadır.

Bu nedenle, Omega-3 yağlarının diyabet ve insülin direncini etkileyip etkilemediğini belirlemek için daha ileri klinik araştırmalara ihtiyaç duyulmaktadır.

3-Kanser hastalığına karşı etkisi:

Son on yılda yapılan deneysel ve epidemiyolojik çalışmalar, omega-3 yağlarının kanser riskini azalttığını ortaya koymuştur.

Prener ve arkadaşları 1996 yılında omega-3 yağ asitlerinin anti-kanserojenik etkiye sahip olduklarını, buna karşılık doymuş ve omega-6 yağ asitlerinin kanser gelişimini teşvik edebileceğini bildirmiştir.

4-Alzheimer hastalığı ve demans üzerine etkisi:

Yapılan bir çok epidemiyolojik çalışmada omega-3 yağlarının membran akışkanlığı, membrana bağlıı enzimlerin aktivitesi, reseptörlerin sayısı ve afinitesi, iyon kanallarının fonksiyonu, nörotransmitterlerin üretimi, aktivitesi ve nörotransmitterlerin ve nöronal büyüme faktörlerinin aktivitesini kontrol eden sinyal transdüksiyonunu etkileyerek beyin fonksiyonlarına etkide bulunduğu gösterilmiştir.

Yehuda ve arkadaşları, demir eksikliği, uyku bozukluğu, dikkat eksikliği hiperaktivite bozukluğu olan çocuklara omega-3 verilmesinin yaşam kalitesini, konsantre olma kabiliyetini, uyku kalitesini ve hemoglobin düzeylerini önemli ölçüde arttırdığını bulmuşlardır.

Cederholm ve arkadaşlarının yaptığı bir çalışmada, Omega-3 takviyesinin hafıza şikayetleri, hafif kognitif bozukluk ve Alzheimer hastalığı olan yetişkinlerde faydalı olduğunu belirtilmiştir.

Genel olarak balıkla beslenmenin ve omega-3 alımının yaşlı sağlıklı erişkinlerde pozitif bilişsel bir etkii sağladığı gösterilmiştir.

5-Depresyon üzerine etkisi:

Dünya Sağlık Örgütü’ne (WHO) göre, depresyon 2020 yılına kadar dünya çapında ikinci sırada ortaya çıkan bir sağlık sorunu olacaktır.

Nemets ve arkadaşları (2006); balık tüketimi ile düşük depresyon riski arasında bir ilişkili olduğunu göstermiştir.

Su ve arkadaşları (2001), omega-3 yağ asitlerinin (EPA + DHA karışımı) ile takviyelerin  gebe şizofreni kadınlarda olumlu bir etki yaptığını bulmuştur. EPA’nın antidepresif olarak etki ettiği  gösterilmiştir.

Antidepresan olarak omega-3 yağlarının kullanılmasına yönelik muhtemel etki mekanizmaları arasında şunlar vardır:

♦Majör depresif bozuklukta olduğu gibi belirtileri ve semptomları provoke edebilen inflamatuar sitokinlerin salgılanması (Mischoulon & Fava 2000)

♦Endotel hücreleri tarafından serotonin 5-HT (hidroksitriptamin) taşınımında artışa neden olan membran akışkanlığında bir artış (Block & Edwards 1987)

♦Dopamin konsantrasyonunu ve D (dopamin) 2 reseptör bağlanmasını artırabilen frontall korteksteki DHA konsantrasyonunda bir artış (Hibbeln 1998)

♦Ruh hali değişimine yol açan nöronal hücre zarı reseptörleri ve ikincil mesajcılarla etkileşim

6- Görsel ve Nörolojik / Beyinsel Gelişme üzerine etkisi:

Omega-3 türü olan DHA, görme sistemi içinde retinal fotoreseptörler ve korteks gri maddesi için önemli bir yapısal bileşendir. Dolayısıyla gebelik süresince DHA ile destekleme, görme sisteminin olgunlaşmasına yardımcı olur.

Gebelik sırasında omega-3 ile desteklenmenin, bebeklikten dokuz yaşına kadar artmış kelime hazinesi, algılayıcı kelime bilgisi, sözel zekâ katsayısı ve daha yüksek bilişsel puanlar ile pozitif olarak ilişkilendirilmiştir.

Bununla birlikte, Gould’un yakın tarihli bir araştırmasında(2013), gebelik sırasında omega-3 yağlarıyla yapılan takviyenin bilişsel ya da görsel gelişimi geliştirdiğine dair kesin kanıt olmadığı ileri sürülmektedir.

7- Anne ve çocuk sağlığı üzerine etkisi:

Çok sayıda epidemiyolojik çalışmada, gebe ve çocuk sağlığı açısından omega-3 yağlarının faydaları gösterilmiştir.

Klinik araştırmalara annenin diyetinde artmış omega-3 yağının yararlarını ve çocuklukta alerjik hastalıklara karşı koruyucu etkilerini göstermiştir.

Kaynak: Annu. Rev. Food Sci. Technol. 2018. 9:16.1–16.37
                 https://doi.org/10.1146/annurev-food-111317-095850

Bunu da Okuyun

POTASYUMA NEDEN İHTİYACIMIZ VAR?

Potasyum nedir? Potasyum, hücrelerin doğru şekilde çalışmasına yardımcı olan bir mineraldir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.